Doğasıya Gezgin
İnsanların çoğu hayatları boyunca bir yerlere gelebilmek için çalışır, ben ise gidebilmek için...
Fas
Sahra Çölü
Norveç
Preikestolen
food-nature-autumn-nuts
Seyahatlerim

Seyahat Kültürü

16.5.2018 21:14:59

 

Selam başparmağına yandıklarım,

         Nasıl gidiyor? Hâla otostop çekerken eğleniyor muyuz ya da ‘korkmuyo musun yeaa’ minvalinde gelen sorulara ‘ehe ehe’ şeklinde tepkiler mi veriyoruz? O zaman gelin iki lafın belini kıralım

 

          Her gezginin seyahate bakış açısı farklıdır amenna fakat yıllardır yaptığım gözlemlerden sonra bazı konulara veya insanlara karşı saygı duymakta zorlandığımı farkettim. Esasında bu yazıyı tee iki sene önce yazmayı planlıyorduk fakat araya giren sayısız kara kedi sağolsun bi’türlü vakit ayıramadım : )

 

         Peki, seyahat kültürü nedir?

         Olaya geniş hâliyle Dünya Gezgin Haritası’nda bakacak olursak seyahat kültürü, kendimizi ve doğup büyüdüğümüz ülkeyi gezilen her coğrafyada ‘hakkıyla ve bilinçli’ şekilde temsil etmek ve öğrenilen bilgileri hayatımızın farklı köşelerinde kullanarak etrafımızdaki insanlarla paylaşmak veya üretmektir. Aralara samimiyeti, goygoyu da sıkıştırmadan olmaz! Maazallah eğlence noksanlığından ölürüz filan hiç gerek yok. Açıklamanın detayına girecek olursak da ‘abi çok doğrusun üretmeyenden insan olmaz’ da diyebilirsiniz, ya doğasıya ‘dünyada saygı mı kaldı yoksa kültür mü allaasen bu konulara dikkat edicez’ de diyebilirsiniz. Bana kalırsa ben zor da dolsa bardağın dolu kısmından bakma taraftarıyım. Umudu dürtüp umutsuzluğu yatıştırmamız lazım ki ülkemizdeki seyahat kültürünü daha güzel yerlere getirebilelim. Yoksa nasıl çıkar karanlıklar aydınlığasdjakfase, şaka şaka :D

 

           Nasıl olmalı?

           Öncelikle cimcik kıvamına gelen hamurumuzu güzelce dizip haşlıyoruz, a pardon anne taaam geliyom!

           Hatlar karıştı..

 

  • Seyahat hazırlığı yaparken olmazsa olmazımız türk kahvesi, bol miktarda nazar boncuğu, devasa boyutlarda olmasına gerek olmayan Türk bayrağı veya safkan çayımızı sırtçantamızın kolay ulaşılabilir bölmelerine yerleştiriyoruz. Kardo bizde hediyeleşmek adettendir^^

 

  • Gittiğimiz her yerde kendimizi ve Türk milletini temsil ettiğimizi aklımızdan çıkarmıyoruz. Bu olaya da fazla odaklanmadan benliğimizden ve samimiyetimizden tabiiki ödün vermiyoruz.

 

  • Bizi otostop çekerken arabasında, çay ısmarlarken bir sabahçı kahvesine veya yedirip içirdiği evine misafir eden insanlara duruma göre hediyelerini verdikten veya teşekkür yazısını yazdıktan sonra ülkemize davet etmeyi unutmuyoruz*

 

  • Yaşadığımız memlekette paydaya girip bir şeyler üreterek, çalışarak ve hakettiğimizi damarlarımızda hissettiğimiz zaman, belli ölçülerde seyahate çıkıyoruz. Ömürlük seyahat gerçekten zor bi’olay, sınırlarını bilmek en güzeli.

 

  • Otostopta güven hem otostopçu, hem de şoför tarafından önemlidir. Şoförün  sorduğu sorulara tumturaklı biçimde, güzel güzel cevaplar iliştiriyoruz. Şüphecilikten uzak biçimde her şeyin farkında olduğumuzu karşımızdaki insana hissettirerek iletişim kurabiliriz. Şoförümüz tek başına seyahat ediyorsa co-pilot görevi tabiiki de anamızın ak sütü gibi bizimdir. Çantamızda azığımız varsa ikram ediyoruz.

 

 

             Seyahat kültürü ne değildir?

             Karşımızdaki insana ‘ben bu insandan ne koparırım?’ gözüyle bakmak değildir, art niyet hiç değildir! Maalesef bu şekilde gezen insanlar mevcut ve seyahat kültürünün içine etmekle meşguller efendim. Kapitalizme ket vurduklarını düşünerek büyük şirketlerin mağazalarından hırsızlık(!) yapan güruh da yine bu kesme giriyor. Bu insanlara halk ağzında ‘sinyalci’ diyollağ ve ben saygı duymakta gerçekten zorlanıyorum.

                Sınırlarımızı gözetmeden ölümüne gider gibi seyahate çıkmak değildir. Seyahat ne kadar güzel geçerse geçsin tilkinin dönüp dolaşacağı yer yine kürkçü dükkanı sonuçta. Kendi sınırlarımızı bilerek seyahate çıkıp döndükten sonra o  içimize çöreklenen boşluk hissini de azaltmış oluyoruz.

 

          Nasıl olmamalı?

 

  • Cepteki 3 kuruş ile 5 kuruşluk seyahate zorlamamak, kendimizi iyi tanıyarak ve bütçemizi bilerek seyahat etmek
 
  • Otostopta alan şoföre ‘abi şurada da güzel bi’çorbacı var’ gibisinden saçma cümleler kurarak sinyal(!) atmıyoruz. Bu şekilde düşünmesek bile karşımızdaki insanın bunu düşünme potansiyelini aklımızdan çıkarmıyoruz..
 
  • Bencillik psikolojisiyle değil, karşımızdaki insanlarla empati kurarak seyahat ediyoruz. ‘Happiness is only real when shared!’’
 
  • Otostopta bizi misafir eden insanlar siyaset, futbol vb. konularda fanatik ise çok detaya girmeden ve yine benliğimizden ödün vermeden muhabbete devam ediyoruz. Farklı bir takım ya da parti hakkında hiddetli çıkışlar yapmak size ve etrafınızdakilere zarar verir -KAMU SPOTU:D
 
  • Şoför, bizi götüreceği yer karşılığında hiçbir şey istememelidir. Bu tür vakalarda bütün sakinliğimiz ve sabrımız ile otostop kültürünün ne olduğunu anlatıyoruz. Yine anlamıyorsa ben genelde sağa çekmesini rica edip o araçtan iniyorum.
 
  • Sizi kabul edip arabasına alan kişi/kişiler bir süre sonra kılık-kıyafetinizden; saç-başınızdan dolayı size sarabiliyor. Böyle otostoplar da inilesi araçlar kategorisinde!

 

***

 

            Ben seyahat ettiğim ülkelerdeki yabancı insanlara kendimi veya ülkemi tanıtırken hem çok mutlu oluyorum, hem de zorlanıyorum. Neden mi? Çünkü ‘‘I’m from Turkey’’ dedikten sonra karşımdaki insan ya beni olduğum gibi kabullenip muhabbete devam ediyor ya da ben bu cümleyi söyledikten sonraki iki saliselik süreçte yüzünü düşürüyor ve nefes almayı bile unutup benim Türk olduğumu idrak etmeye çalışıyor. Bu safhada olay tabiiki de ben değilim, asıl mesele karşımdaki insanın Türklere dair ne düşündüğü maalesef(!) Karşımdaki insana da bağlı olarak genelde Türkiye’ye daha önce gelip gelmediğini sorduktan sonra biraz daha cesaret edip açık sözlü biçimde Türklere dair ne düşündüğünü, kötü bir olay yaşayıp yaşamadığını soruyorum.  Olayı tartıştıktan sonra ise her ülkede iyi ve kötü insanların olabileceğinden dem vurarak içinde yaşadığım ülkenin aslında çok güzel bir coğrafya olduğunu anlatmak için kılı kırk yarıyorum.

            Bu şekilde kendi ülkemizi güzel göstermek zorunda olmadığımızı düşünenler illa ki vardır ama şahsen içinde beni büyütüp muazzam bir tarihe sahip olan ülkeme dair en azından bu kadar borcum olduğunu hissediyorum. Elimden geldiğine değil, yüreğimden gelene bakıyorum.

            Bunlar yalnızca yurtdışında gezerken yapılması gereken şeyler tabiiki de değil. Aynı tutumu ülkemizi ziyarete gelen turtistlere karşı da yapmalıyız. Hem onların ülkelerine gittiğimizde aynı tutumu görürürüz, hem de tanıştığımız yabancı insanlara karşı kendimizi daha kolay ifade edebiliriz.

 

 

Bütün bunlar emek, çaba ve bilinç istiyor tabii. Kimse bunları yapmak zorunda değil, gezginfelsefesinianlamayaçalışaninsanlar hobi olarak yapmaya çalışsa bile yeter 

 

Sevgiler!

TAGS
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmadı. İlk yorumu siz yapmak ister misiniz ?
Doğasıya Gezgin

İzci Lideri
Hiçbir yerli
Mütemadiyen kendini yollara vurup otostopun kendisine kazandırdıklarını paha biçemez.
Sokak aralarında pedallar.
Hayata analog bakar.

Adım Adım Dünya Turu
Kilometre
: -
Otostop
: -
Şehir
: 174
Ülke
: 32
EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
 
INSTAGRAM
 

 

Doğasıya Gezgin (@dogasiyagezgin)'in paylaştığı bir gönderi (Eyl 7, 2017 at 11:03öö PDT)

Ad

www.kampcity.com